Süper Lig Yeniden Milyarderler Ligi’nde

Süper Lig kulüpleri yıllar sonra Şampiyonlar Ligi’ne veda etmiş olsa da bu transfer sezonunda önceki yıllara göre farklı bir yarış yaşandı.

Yıllardır yabancı transferi sadece yabancılara odaklı olan kulüpler şimdilerde hedefini büyük kulüplerde tutunamamış orta yaşlı futbolculara doğru çevirdiler.

Durum böyle olunca Türkiye Süper Ligi, 2015’ten sonra ilk kez değerini milyar euro üzerine çıkardı. Üstelik bu değere katkı hemen tüm takımlardan geldi. 2019-20’de değeri 100 milyonu aşan tek takım varken bugün dört takım bu sınırı aştı. Yine aynı sezon kalburüstü Anadolu takımları için eşik 30 milyon iken şimdi bu sınır düşme potasına kaydı.

Süper Lig, 1.03 milyar euroluk değeri ile 1.1 milyarlık Portekiz ligi takip ediyor. 5 büyük ligin en değersizi Fransa’nın 3.4 milyarlık değeri çok uzak olsa da Portekiz ve Hollanda ligi ile en değerli 6. lig olma yarışı devam ediyor.

Fenerbahçe’nin Kadrosu 100 milyon Euro Değerlendi

Transfer sezonu henüz kapanmazken kulüpler birbirleriyle transfer mücadelesinin içine girdiler. Kadro değeri bakımından en güçlü olan kulüp Fenerbahçe, kadro değerini 175 milyon euro’ya yükseltti. Karşılaştırmak gerekirse 2019-2020 sezonundaki kadro değeri sadece 76 milyon euro idi.

Yine aynı sezon kadro değeri 100 milyonu aşan tek takım olan Galatasaray ise bu sezon 135 milyon euro’ya ulaştı. Ancak üç yeni transferi ile yaklaşık 25-30 milyon euroluk bir artış daha yaşanacağını bekliyoruz.

Beşiktaş da 100 milyon Sınırını Aştı

Beşiktaş ise bu sezon 103 milyon euroluk kadro ile büyükler arasında fiyat bakımından en mütevazi kadroya sahip. 2019-2020 sezonunda 63 milyon euroluk kadroya sahipti. Elbette oyuncu kadrosunun değeri herşey değil. Birincisi Beşiktaş sadece Türkiye’de oynacağı için daha kompakt bir kadroya sahip. Kadroyu incelediğimizde diğer kulüplerden daha avantajlı olduğu görülen bir kadroya sahip. 2019-2020 sezonu çok iyi bir örnek olarak duruyor. O sezon Beşiktaş’ın ve Trabzonspor’un önünde ligi bitiren Başakşehir sadece 53 milyonluk kadro ile ilk ve tek şampiyonluk başarısını elde etmişti. Beşiktaş da diğer büyüklere göre çok daha iyi performans göstermişti. Nitekim bu sezona da en iyi başlayan yine Beşiktaş oldu.

Son Şampiyon Trabzonspor Kadro Değerinde de Şampiyonluğa Oynuyor

Kadro değeri konusunda en büyük sıçramayı yapan kulüplerden bir diğeri ise Trabzonspor. Baz aldığımız 2019-2020 sezonunda 87 milyon euroluk kadroya sahip olan Trabzonspor da transfer rekabetinin tam göbeğinde oldu. Geçen yıl dar bir kadro ile şampiyon olan Trabzonspor bu sezon pek çok transfere imza attırdı ve 164 milyon euro ile en değerli ikinci kadroya sahip oldu.

Anadolu Kulüpleri de Gelişiyor

Öte yandan kadro değeri bakımından tek kıpırdanma büyüklerde olmadı. 54 milyon euroluk kadrosu ile 19-20 şampiyonu Başakşehir 55 milyonluk bir kadroya sahip.

19-20 sezonunda Başakşehir’den sonra kadro değerleri bir anda 30 milyona iniyordu. Bu sezon ise Konyaspor ve Adana Demirspor sırasıyla 47 ve 45 milyonluk kadrolara sahipler. Alanya ve Antalyaspor ise yine sırasıyla 37.5 ve 33 milyonluk kadrolar kurdular.

Geçen yılın kupa şampiyonu Sivasspor da 31 milyonla sınırı geçiyor. Ancak diğer kulüpler de 30 milyon sınırına oldukça yakınlar. Kayseri, Gaziantep, Kasımpaşa, Karagümrük, Ankaragücü ve Hatayspor 30 ile 26 milyon aralığında kadrolara sahipler.

19-20’de 100 milyonu geçen 1 takım, 30 milyonu geçen 5 takım daha varken bu sezon 4 adet 100 milyon üzeri, 6 takım da 30 milyon üzeri kadrolara sahipler. Buna ek 6 takımın daha bu sınırı geçmeye sadece 1 transfer uzakta olduğunu düşürsek sayı 16’ya kadar çıkıyor.

Eskinin Büyük Takım İdolleri Şimdi Anadolu Yıldızları Oldu

Görüldüğü üzere ligimizde önceki sezonlara göre daha kalifiye takımlar var. Bunu önceki sezonlarda büyüklerde mücadele edip şimdi Anadolu’da bulunan Onyekuru, Belhanda, Carole gibi isimlerden de görebiliyoruz.

Bu kadro zenginliği ligin ilk haftalarına da yansımış durumda. İlk haftalarda pek çok bol gollü karşılaşma izledik. Elbette bu hamleler ne kadar etkili olacak sezon içi göreceğiz ancak taraftara bir umut aşıladığı da gerçek.

Yeni Avrupa Kupaları Düzeni Sonrası Elemeler

Bildiğiniz üzere UEFA, Avrupa Kupaları’ndaki düzenden rahatsız olarak özellikle alt sıralardaki ülkeleri daha da ilgilendiren, daha fazla katılımcıya yönelik bir turnuva düzeni arayışındaydı. Bu yaklaşıma göre de Avrupa Ligi’nin cazibesinin artması için eskisi gibi üç kupalı düzene geri dönüldü.

Geçen yıllarda Avrupa Ligi’nin çok rekabetçi olmamasından dolayı bir takım eleştiriler vardı. Avrupa Ligi önce 56 takımlı 12 gruplu bir turnuva idi. Durum böyle olunca çok iyi takımlarla çok zayıf takımlar aynı turnuvada eşleştiler. Örneğin son sezon İrlanda’nın Dundalk takımı, Bulgar Ludogorets ve Belçika’nın Gent takımları bulundukları grupları puansız bitirmişlerdi. Gruplarını birkaç puanla bitiren takım sayısı da bir hayli fazlaydı. Yani turnuvada bir rekabet problemi vardı bu da kupaya olan ilgiyi aşağı çekmişti.

Yeni Avrupa Ligi

UEFA bu duruma çözüm olarak Avrupa Ligi’ni 48 takımlı 12 gruplu yapıdan çıkarıp 32 takımlı 8 gruplu sisteme döndü. Zayıf kalan 16 takımlık kontenjan devre dışı kalmış oldu. Yeni eleme sistemiyle oynanan karşılaşmalardan sonra gruplara kalan takımlar da belli oldu.

ENG: Leicester City, West Ham
ESP: Real Sociedad, Real Betis
ITA: Napoli, Lazio
GER: Eintracht Frankfurt, Bayer Leverkusen
FRA: Lyon, Marseille, Monaco**
POR: Braga
NED: PSV Eindhoven**
SCO: Celtic, Rangers
AUT: Rapid Wien, Sturm Graz
RUS: Lokomotiv Moskva, Spartak Moskva**
SRB: Crvena zvezda*
BEL: Antwerp, Genk*
TUR: Fenerbahçe, Galatasaray
GRE: Olympiacos*
DEN: Midtjylland, Brøndby
CZE: Sparta Praha**
CRO: Dinamo Zagreb**
BUL: Ludogorets**
HUN: Ferencváros**
POL: Legia Warszawa*

12 otomatik katılımcı
*10 UEFA Avrupa Ligi play-off galipleri
**10 UEFA Şampiyonlar Ligi play-off ve 3. ön elemelerinde elenen takım

Bu listeye göre sadece Fransa turnuvada 3 takımla temsil edilirken diğer beş büyük lig ise turnuvada ikişer takımla temsil edilecekler. Avrupa sıralamasınında ilk altıyı takip eden Portekiz ile Hollanda ilginç olarak tek takımla yollarına devam ediyorlar.

Bu durumu ilginç yapan diğer durum ise sıralamanın devamındaki üç ülke Avusturya, İskoçya, Rusya’nın ikişer takımla gruplarda yer alması.

UEFA sıralamasında 13. sıradaki Belçika, 17. Sıradaki Türkiye ve 23. Sıradaki Danimarka da UEFA Avrupa Ligi’nde iki temsilci ile yollarına devam ediyorlar.

Buna karşın 11. sıradaki Ukrayna, 14. Hırvatistan, 16. Kıbrıs Rum Kesimi gibi ülkeler Avrupa Ligi’nde yer almıyorlar. Avrupa Ligi’nde temsil edilecek ülkelerden UEFA Sıralaması’nda en kötü olanı ise son yıllarda büyük bir gerileme yaşayan Polonya.

Bu perspektiften baktığımızda UEFA Avrupa Ligi’nin dengeli ve Avrupa çapına yayılmış bir turnuva olduğunu görüyoruz. Yani turnuva adına yakışır bir duruma gelmiş durumda. Aslında geçen yaz tartışılan Avrupa Süper Ligi gibi Avrupa 2. Ligi’nin kurulmuş olduğunu da söyleyebiliriz.

Avrupa Konferans Ligi

UEFA, Avrupa Ligi’nden çıkardığı 16 takımın üstüne 16 takım daha ekledi ve Konferans Ligi’ni oluşturdu. Bu turnuvanın da gelmesiyle birlikte Avrupa Ligi’ndeki geniş katılımcılı turnuva yapısının Konferans Ligi’yle birlikte güçlendiğini de söyleyebiliriz.

Üç turnuvanın da grup aşamalarını düşünürsek, ilk 31 ülkenin tümü Avrupa Kupaları’nda yer almış oldu. Belki bu yeni eleme formatının bir hediyesi olarak 34. Moldova tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne yükseldi. Bir diğer deyişle ilk 35 ülkeden sadece üç ülke Avrupa Kupaları dışında kaldı.

Öte yandan 42. sıra ile 51. sıra arasındaki dört ülke de grup aşamalarına katılma hakkını elde etti.

Böylece 55 ülke ülkenin 19’u grup aşamalarını göremezken grup aşamalarında kalan 36 ülke en azından yıl sonuna kadar Avrupa mücadelelerine devam edecekler.

TFF, Süper Lig Yayıncısını Avrupa’nın Önünde Görüyor

TFF, ilginç kararlar almaya devam ediyor. Eleme turu oynayan hemen hemen tüm ülkeler en az bir takımıyla elenirken Avrupa Kupaları’na tüm takımları ile devam eden nadir ülkelerden biri olan Türkiye’de ilginç bir karara imza atıldı.

Geçen hafta Perşembe günü Avrupa Kupası elemelerinde mücadele eden üç Türk takımının da 2. hafta Süper Lig maçları pazartesi gününe alındı. Perşembe günü tekrar eleme oynayacak takımlarımız 19:45 ve 21:45’te başlayan karşılaşmalardan sadece üç gün sonra Avrupa mücadelesine çıkacak. Üstelik bu takımlarımızdan ikisi karşılaşma için İtalya ve Danimarka deplasmanlarına gidecekler.

Öte yandan Avrupa mücadelesine bu turda başlayan Fenerbahçe ise dün akşam karşılaşmasını oynayıp aynı gün oynayacağı rövanş maçının çalışmalarına bugün başlıyor. Avrupa mücadelesi henüz başlamayan Beşiktaş ise Cumartesi günü maçını oynadı.

Bizim takımlarımızın rakipleri olan Danimarkalı Kopenhag ile Randers, İtalyan Roma ve Finlandiyalı HJK Helsinki takımları ise dün itibariyle liglerindeki maçları oynayıp takımızla oynayacakları rövanş maçına hazırlanmaya başladılar.

Düzgün yönetilen her futbol organizasyonunda bu düzenlemeler yapılıyor. TFF ise Süper Lig yayıncısının programına göre maç saatlerini ayarlıyor olduğu biliniyor.

Peki bu takımların Avrupa maçlarını yayınlayacak yayıncılar önemsiz mi? Bu takımlar Avrupa’da elendiğinde Avrupa maçı yayınlarının hakkını alan kuruluşlar zarar etmiyor mu? Hatta bu kulüpler Avrupa’dan elendiğinde tüm ülke futbolu zarar görmüyor mu? Süper Lig yayıncısı tüm bunların üzerinde bir öneme mi sahip?

“Biz Bize Yeteriz” ya da “Türk’ün Türk’ten Başka Düşmanı Yok” gibi sözler kimi zaman farklı şekillerde hayatımıza giriyor. TFF bir kez daha anlaşılmaz bir karara imza atmış ve takımlarımızın elenmesi için şartları düzenlemiş…

Hat-Trick Türleri Nelerdir?

Dünkü PSV – Galatasaray maçından sonra sosyal medya üzerinde hat trickin olup olmadığı ile ilgili bazı paylaşımlar üzerine konuyu inceledim. Hollanda’da gerçekten hat-trick ile ilgili farklı bir durum var ama konu yanlış algılanmış.

21 Temmuz 2021 PSV – Galatasaray Maçı Sonucu

Skorda görüldüğü üzere Zahavi üç gol atmış durumda ancak ilk iki golünden sonraki üçüncü golü öncesinde Emre Kılınç’ın 42. dakikada Götze’nin ise 51. dakikada golleri bulunuyor.

Hat Trick’in Kısa Geçmişi

Hat-trick terimi futboldan dolayı hayatımıza girmiş gibi düşünsek de aslında pek çok farklı spor dalında kulanılıyor. Futbol dışında, Beyzbol, Kriket, Hentbol, Hokey, Poker, Rubgy, Su polosu hatta motor sporlarında bile kullanılan bir terim.

Bu terimin geçmişi ise krikete dayanıyor. 1858’de bir kriket maçında üst üste üç kez “sayı” üretmesinin ardından bu terim kullanıma geçiyor. Sonra da futbola devşiriliyor.

Futbolda milli maçlarda ilk hat-trick ise 1878’de İskoç oyuncu John McDougall tarafından İngiltere karşısında atılıyor. Dünya Kupaları tarihindeki ilk hat trick ise 1930’da ABD’li Patenaude tarafından atılmış. Dünya Kupalar’ında en hızlı hat trick ise İsviçre’li Humm’un 2015’te Ekvator karşısında 47, 49 ve 52. dakikalarda attığı gollerle oluşmuş.

Almanca’da Farklı Hat Trick Türleri Var

Hat Trick’in farklı türleri de var. Dünya futbolunda gollü galibiyetler deyince akla gelen ilk ülke muhtemelen Almanya olur.

Görünüşe göre Almanlar o kadar çok hat trick yapmışlar ki bunları da kendi içinde ayırma ihtiyacı hissetmişler.

Altın Hat Trick

Bir maç içinde hem kafa, hem sol hem de sağ ayakla birden gol atma halinde hat tricke verilen isimdir.

Kusursuz Hat Trick / Saf Hat Trick

Bir maçta arada bir başka oyuncunun golü olmadan atılan üç gole verilen isim. Almanca’da lupenreiner hat-trick adı verilmektedir.

Flemenkçe’ye ise bu terim “zuivere hattrick” yani saf hat trick olarak geçmiştir.

Sonuç

İşte tam olarak dünkü maç ile ilgili kafa karışıklığı burada yaşanıyor. Zahavi bu maçta hat trick yaptı ama kusursuz bir hat trick yapmayı kaçırdı. Muhtemelen Hollanda basınında kusursuz hat trick yapamadı şeklinde çıkan bir haber ya da yorum eksik algılanarak hat trick olmadığı bizim basına ya da sosyal medyaya yayıldı.

İşin doğrusu yukarıda kalın harfle yazdığımız şekildedir.

Takımımıza geçmiş olsun diliyor, takipçilerimize de iyi bayramlar diliyoruz.

Anadolu Efes Euro League

Türk Basketbolu Euro League’e Ambargo Koydu

Son yıllarda Türk Basketbolu farklı başarılar üst üste gelmeye başladı. Bu zincirin en son halkası Anadolu Efes’in tarihinde ilk kez Avrupa Kulüp Basketbolunun zirvesi Turkish Airlines Euro League şampiyonluğu oldu. Bu yıl Efes’in haricinde FIBA Şampiyonlar Ligi finali’ne de Karşıyaka çıkmış ancak İspanyol rakibine yenilerek ikinci olmuştu.

Türkiye Euro League’e Ambargo Koydu

Erkekler basketbolda son beş organizasyonun tamamında bir Türk takımı final oynadı. Tarihte üst üste beş kez final oynayan ülkeler Yugoslavya, Sovyetler, İspanya gibi basketbol ekolü olan ülkeler. Öte yandan final four organizasyonlarına baktığımızda ise Türkiye son altı final four organizasyonunun tümünde yer aldı.

Efes’in şampiyonluğu ile Fenerbahçe’den sonra ikinci kez Avrupa’nın en büyüğü bir Türk takımı oldu. Gelin devam etmeden önce ülkeler bazında en başarılı ülkelere bakalım.

En Başarılı İlk İki Ülke İspanya ve İtalya

İspanya bugüne kadar dört kulüp ile toplam 13 şampiyonluk, 17 kez de final oynayarak Avrupa basketbolunun zirvesindeki ülke. Futbolda olduğu gibi basketbolda da Real Madrid 10 şampiyonluk ile açık ara en başarılı kulüp. Efes’in mağlup ettiği Barcelona ise 2 şampiyonluk 6 final ile en başarılı ikinci İspanyol kulübü. İspanya bu başarısıyla 18 takımlık Euro League’de 4 takımla temsil ediliyor.

İtalya Avrupa Basketbolu’nun en başarılı ikinci ülkesi. 7 farkı takımın final oynadığı İtalya’nın İspanya gibi 13 şampiyonluğu var ancak final sayısı da 13 olan İtalya, İspanya’nın gerisinde kalıyor. İtalya’nın Euro League’deki tek takımı Armani Milano takımı ve bu yıl final-four’da üçüncü oldular. Ancak İtalya 2000’den beri bir numaralı kupayı kaldırmayı başaramadı.

Basketbol Yunan Ekolü Avrupa’nın En Başarılı Üçüncü Ülkesi

Avrupa’nın bir sonraki en başarılı ülkesi ise komşu Yunanistan. Yunanistan’da bugüne kadar üç farklı takım final oynamış. Bu üç kulüpler de futboldan da aşina olduğumuz Panathinaikos, Olympiacos ve AEK takımları. Olimpiyatların da kurucusu olan Yunanistan, spordaki tarihsel sorumluluğunu tüm gücünü basketbola yoğunlaştırarak başarılı olmuş. Elbette 2004’te futbolda da bir Avrupa şampiyonluğu var ama bu şampiyonluk sürpriz bir şampiyonluk kategorisindeydi. Basketbolun en popüler spor dalı olduğu Yunanistan’da toplam 9 şampiyonluk ve 7 final bulunuyor.

4. ve 5. Ülkeler Bugün Artık Yoklar ama Miraslarını Sürdürenler Var

En başarılı ülkeler sıralamasında 4. ve 5. ülkeler bugün var olmayan Sovyetler Birliği ve Yugoslavya. Yugoslav ekolünden Kızılyıldız Euroleague’de mücadele ediyor. Rus ekolünden ise Rusya yoluna devam ediyor. Sovyet basketbolu mirasını devam eden bir diğer takım ise Litvanyalı Zalgiris. Geçmişte bir kez final oynayan Zalgiris, halen Litvanyayı Euro League’de mücadele ediyor. Sovyetler bayrağı altında şampiyonlukları bulunan bugün Gürcistan takımı olan Dinamo Tiflis ile Letonya’nın Riga takımları ise günümüzde Euro League’de mücadele etmiyorlar.

Sıralamanın 6. ülkesi ise İsrail. İsrail’de Avrupa’da başarılı olan tek takım oldu o da Makabi Tel Aviv takımı. Makabi’nin şu ana kadar 6 şampiyonluk ve 9 finali var.

Listede 7. sırada ise Rusya var. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Sovyetler yıkıldıktan sonra Rus ekolünün en büyük temsilcisi olarak Rusya devam ediyor. Ancak Rusya’da sadece CSKA Moskova öne çıkıyor. Sovyetler döneminde 4 şampiyonluk 3 de final CSKA, Rusya bayrağı altında da 4 şampiyonluk ve 3 final daha elde ederek Sovyetlerdeki başarısını tekrarladı. Rusya 1990’lardaki başarısıyla 7. sıraya gelmiş olsa da Sovyetlerin şampiyonluklarını da hesaba katarsak İspanya ve İtalya’dan ile birlikte en başarılı üç ülkeden biri olduğunu görüyoruz.

Türkiye Son Beş Yılda Listeye Girdi ancak Yolun Başındayız

Sıralamada en başarılı 8. sırada ise Türkiye var. Bugüne kadar 2 şampiyonluk ve üç finalimiz bulunuyor. Anadolu Efes bu yıl elde ettiği şampiyonluğun yanı sıra bir final daha oynadı. Fenerbahçe ise bir şampiyonluğunun yanı sıra iki finalle en başarılı takımımız. Bir diğer dikkati çeken durum ise bu 5 finalin hepsininin son beş sezonda yaşanmış olması. Gidişata baktığımızda önümüzdeki yıllarda da bu başarı devam edecek gibi gözüküyor. Ancak büyük ekoller arasına girebilmemiz için bugünkü tabloya göre daha çok şampiyonluk elde etmek ve final oynamak gerekiyor.

Ülke potansiyelimizi 1990’ların son yarısında keşfettik. 1996 Koraç Şampiyonluğu ile Türkiye tarihinde ilk kez bir kulübümüz Avrupa Şampiyonluğu elde etmişti. Bu yıldan sonra farklı kupalarda başarılar geldi.

Kadınlar Euro League’de ilk kez iki Türk takımı Fenerbahçe ve Galatasaray final oynadı.

Listede Türkiye’yi takip eden ülkeler ise birer şampiyonluk ile Fransa ve Litvanya. Son iki sırada ise yine Sovyetler ekolünden güç alan Çekoslovakya üç, Bulgaristan ise iki finalle devam ediyor. Her iki ülke de Euro League’de mücadele etmiyor.

Reklam